Bir davanın veya talebin, hem Asliye Hukuk Mahkemesi'nin hem de Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevine giren unsurlar içermesi durumunda (örn: aile konutunun hem mal rejimi hem de miras hukuku kapsamında özgülenmesi talebi), görevli mahkemenin belirlenmesinde hangi talep esas alınır? Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin E. 2019/5022 sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116869

Bu tür iç içe geçmiş taleplerde, görevli mahkemenin belirlenmesinde, davanın 'temel hukuki dayanağı' veya 'asıl talep' esas alınır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin kararında, davacının talebini TMK m. 240'a (mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağına mahsuben özgüleme) dayandırdığı tespit edilmiştir. Bu talep, 4787 sayılı Kanun uyarınca açıkça 'Aile Mahkemesi'nin' görevine girmektedir. Davanın içinde miras hukukuna ilişkin unsurlar bulunsa bile, davanın temelini mal rejiminin tasfiyesi oluşturduğu için, görevli mahkeme Aile Mahkemesi (veya o sıfatla bakan Asliye Hukuk Mahkemesi) olarak kabul edilmiştir. Eğer davacı talebini TMK m. 652'ye (miras hakkına mahsuben özgüleme) dayandırsaydı, davanın temelini mirasın paylaşımı oluşturacağı için görevli mahkeme 'Sulh Hukuk Mahkemesi' olacaktı. Dolayısıyla, görev belirlenirken, davacının dilekçesinde dayandığı ve yargılamanın ağırlık merkezini oluşturan hukuki sebep ve talep dikkate alınır. (Bkz: Yargıtay 20. HD E. 2019/5022 K. 2019/6406)