5237 sayılı TCK'nın 145. maddesi, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı halinde indirim veya cezasızlık öngörürken, bu 'değerin azlığı' kavramının 765 sayılı eski TCK'daki 'hafif' veya 'pek hafif' ölçütleriyle aynı anlama gelip gelmediğini Ceza Genel Kurulu'nun 2022/588 E. sayılı kararı ışığında tartışınız.
Ceza Genel Kurulu'nun ilgili kararına göre, TCK m. 145'teki 'değerin azlığı' kavramı, 765 sayılı eski TCK'nın 522. maddesindeki 'hafif' veya 'pek hafif' ölçütleriyle aynı anlama gelmez ve onlarla irtibatlı bir şekilde yorumlanmamalıdır. Eski kanun döneminde Yargıtay, bu kavramları belirli parasal limitlere bağlayarak bir uygulama birliği sağlamaya çalışıyordu. Ancak yeni TCK'daki düzenleme farklı bir felsefeye dayanmaktadır. YCGK'ya göre; - Yeni düzenlemede rakamsal bir sınırlandırma yoktur ve hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır. - Hâkim, sadece malın objektif değerini değil, aynı zamanda suçun işleniş şeklini, mağdur ve failin durumunu, olayın özelliklerini ve TCK m. 3'teki 'orantılılık' ilkesini de göz önünde bulundurarak, her somut olayda ayrı bir değerlendirme yapmalıdır. - Değer, ceza vermemeyi haklı kılacak kadar 'ehemmiyetsiz' olmalıdır. - Yargıtay'dan yıllık değer ölçüleri belirlemesi beklenmemelidir. Dolayısıyla, TCK m. 145, eski kanundaki gibi mekanik ve rakamsal bir değerlendirme yerine, olayın bütününe bakan, daha esnek ve hakkaniyete dayalı bir takdir yetkisi öngörmektedir. (Bkz: Ceza Genel Kurulu 2022/588 E., 2023/201 K.)