Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin sel felaketiyle ilgili kararında, olaydan önce DSİ tarafından yapılan kontrollerde beton numunelerinin 'normal' çıkmasına rağmen, Daire'nin bu durumu sanıklar lehine değerlendirmemesinin ve hileli imalat iddiasını sürdürmesinin nedeni nedir?
Daire'nin bu durumu sanıklar lehine değerlendirmemesinin nedeni, bu 'normal' çıkan sonuçların, 'hileli' bir yöntemle elde edildiğine dair dosyada güçlü karinelerin ve tanık beyanlarının bulunmasıdır. Kararda belirtildiği üzere; - İnşaatta çalışan müşteki tanıklar, tahlil için alınan numunelerin doğrudan bentlerden (inşaatın kendisinden) değil, yüklenici tarafından önceden hazırlanmış, daha fazla çimento içeren küçük kovalardaki harç birikimlerinden alındığını beyan etmişlerdir. - Tanıklar ayrıca, DSİ görevlileri numune almaya gelmeden önce yüklenicilerin bundan haberdar olduğunu ve numuneleri kendilerinin hazırlayıp görevlilere verdiğini söylemişlerdir. - Olaydan sonra, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bizzat bentlerden alınan numuneler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde ise beton dayanıklılığının son derece 'düşük' olduğu, yani tanık beyanlarını doğrulayan bir sonuç çıktığı tespit edilmiştir. Bu durum karşısında Daire, DSİ'nin kontrol sonuçlarının, sanıkların denetimi yanıltma amacıyla yaptıkları hileli bir manevranın ürünü olduğu ve gerçeği yansıtmadığı kanaatine varmıştır. Bu nedenle bu sonuçlara itibar etmeyerek, hileli imalat iddiasını sürdürmüştür. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/olume-sebep-olan-tabii-afet-mi-yoksa-ihmal-mi)