Bir adi senetteki imzanın sahteliği iddiası üzerine mahkemenin HMK m. 211 uyarınca yapacağı incelemede, tarafların uzlaşması veya bir tarafın imzayı sonradan ikrar etmesi mümkün müdür? Bu durumun yargılamaya etkisi ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116840

Evet, mümkündür. HMK m. 211/1, incelemeye başlanırken 'karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak' ifadesini kullanır. Bu, sürecin başında tarafların dinlenmesi gerektiğini ve bu aşamada bir çözüm bulunabileceğini gösterir. - **İkrar:** İmzayı başlangıçta inkâr eden taraf, isticvap sırasında veya yargılamanın herhangi bir aşamasında, imzanın kendisine ait olduğunu 'ikrar' edebilir. Bu durumda, senet artık tartışmalı olmaktan çıkar ve HMK m. 205 uyarınca 'kesin delil' niteliği kazanır. Sahtelik incelemesine devam edilmesine gerek kalmaz ve mahkeme, senedin içeriğine göre esastan karar verir. - **Uzlaşma/Sulh:** Taraflar, senedin sahte olup olmadığı konusundaki uyuşmazlığı bir kenara bırakarak, davanın esası hakkında bir 'sulh' (HMK m. 313) anlaşması yapabilirler. Örneğin, alacaklı alacağının bir kısmından vazgeçebilir, borçlu da kalan kısmı ödemeyi kabul edebilir. Taraflar mahkeme huzurunda sulh olduklarında, mahkeme bu sulh anlaşmasına göre bir karar verir ve sahtelik incelemesi yine konusuz kalır. Her iki durumda da, yargılama sahtelik incelemesi yapılmadan sona erer veya uyuşmazlığın o kısmı çözülmüş olur. (Bkz: HMK m. 211)