Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin E. 2016/11776 sayılı kararında, sanıkların eyleminin 'toplu kaçakçılık' kapsamında kaldığı belirtilerek, mahkemenin sanıklara 'bireysel kaçakçılık' kabulüyle ön ödeme teklif etmesi eleştirilmiştir. Bu iki kaçakçılık türü arasındaki temel fark nedir ve bu fark ön ödeme teklifini nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116837

Bu iki kaçakçılık türü arasındaki temel fark, suçun işleniş biçimi ve fail sayısıdır. - **Bireysel Kaçakçılık:** Suçun tek bir kişi tarafından veya aralarında bir örgütlenme olmaksızın birkaç kişi tarafından işlenmesidir. - **Toplu Kaçakçılık:** Kaçakçılık suçunun, 5607 sayılı Kanun'un 4. maddesinde tanımlandığı üzere, 'üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte' işlenmesidir. Bu durum, suçun nitelikli hali olarak kabul edilir ve cezayı artırır. Bu fark, ön ödeme teklifini şu şekilde etkiler: 4926 sayılı eski Kanun'da (olayda lehe kanun olarak değerlendirilen) toplu kaçakçılık durumunda, devletin vergi kaybının tüm failler tarafından 'müteselsilen' (birlikte ve zincirleme olarak) ödenmesi halinde ön ödeme hükümleri uygulanabilirdi. Kararda eleştirilen husus, mahkemenin eylemi 'bireysel' kabul ederek her sanığa ayrı ayrı ve daha düşük bir ön ödeme miktarı teklif etmesidir. Oysa eylem 'toplu' olduğundan, tüm sanıklara toplam vergi kaybını müteselsilen ödemeleri yönünde tek bir ön ödeme teklifinde bulunulması gerekirdi. Bu, hem hukuki nitelendirmenin doğru yapılması hem de kamu alacağının tam olarak tahsili açısından önemlidir. (Bkz: Yargıtay 7. CD E. 2016/11776 K. 2017/1427; 5607 sayılı Kanun m. 4)