Bir kişinin, hırsızlık amacıyla girdiği bir işyerinde, TCK m. 147'de belirtilen zorunluluk hali ile TCK m. 145'teki değer azlığı koşulları aynı anda gerçekleşebilir mi? Örneğin, günlerdir aç olan bir kişinin, bir marketten sadece bir paket bisküvi çalması durumunda mahkeme hangi maddeyi öncelikli olarak değerlendirmelidir?
Evet, teorik olarak her iki koşul aynı anda gerçekleşebilir. Örnek olayda, çalınan bir paket bisküvinin değeri objektif olarak 'az'dır (TCK m. 145 koşulu). Aynı zamanda, kişinin günlerdir aç olması, eylemin 'ağır ve acil bir ihtiyacı' (açlık) karşılamak için işlendiğini gösterir (TCK m. 147 koşulu). Bu durumda mahkemenin hangi maddeyi uygulayacağı, bir takdir meselesidir ancak genellikle fiilin arkasındaki 'saik' daha özel bir durum olduğu için TCK m. 147'nin öncelikli olarak değerlendirilmesi daha isabetli olur. Çünkü TCK m. 147, hırsızlık suçuna ilişkin daha spesifik bir zorunluluk hali düzenlemesidir ve failin içinde bulunduğu durumu daha özel olarak ele alır. TCK m. 145 ise daha genel, fiilin konusuna odaklı bir düzenlemedir. Her iki madde de 'ceza vermekten vazgeçme' imkanı tanıdığı için sonuç değişmeyebilir, ancak hukuki nitelemenin, olayın en belirgin özelliğine (burada zorunluluk saiki) göre yapılması daha doğrudur. Mahkeme, TCK m. 147'yi uygulayarak ceza vermekten vazgeçebilir, bu maddenin koşullarını oluşmamış saysa bile TCK m. 145'i ayrıca değerlendirerek yine aynı sonuca ulaşabilir. (Bkz: TCK m. 145, m. 147)