Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin E. 2017/1460 ve E. 2017/690 sayılı kararlarında, hükümlünün cezaevi dışında (hastane, adliye) işlediği disiplin suçunun, İnfaz Kanunu kapsamında cezalandırılamayacağı yönündeki kanun yararına bozma kararlarının hukuki dayanağı, 14/04/2020'deki kanun değişikliği öncesinde neydi?
Bu kararların hukuki dayanağı, 14/04/2020'deki değişiklikten önce, 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 37/1. maddesinin lafzının 'dar yorumlanmasıydı'. Eski metin, 'Hükümlü hakkında **kurumda**, düzenli bir yaşamın sürdürülmesi, güvenliğin ve disiplinin sağlanması bakımından...' şeklinde başlıyordu. Yargıtay, 'cezada kanunilik' ilkesi ve kıyas yasağı gereği, 'kurumda' ifadesini, ceza infaz kurumunun 'fiziki ve coğrafi sınırları' olarak yorumluyordu. Bu dar yoruma göre, hükümlünün hastane veya adliye gibi, cezaevinin fiziki sınırları dışında işlediği bir eylem, kanunun lafzı gereği 'kurumda' işlenmiş sayılmıyordu ve bu nedenle İnfaz Kanunu'ndaki disiplin cezalarına konu edilemiyordu. Bu içtihat, kanun koyucunun 7242 sayılı Kanun ile maddeye açıkça 'kurum dışında bulunduğu yerler de kurum olarak kabul edilir' hükmünü eklemesiyle değiştirilmiştir. (Bkz: Yargıtay 1. CD E. 2017/1460 K. 2017/2495)