Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin sel felaketiyle ilgili kararında, sanık müteahhitlerin teklifinin, idarenin (DSİ) belirlediği yaklaşık maliyetin neredeyse yarısı kadar olması (aşırı düşük teklif), eylemin manevi unsurunun (olası kast/bilinçli taksir) değerlendirilmesinde nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116781

Bu durum, Daire'nin, sanıkların eyleminin basit bir ihmalden öte, hileli ve bilinçli bir kusura dayandığı yönündeki kanaatini güçlendiren önemli bir yan delil olarak rol oynamıştır. İdarenin hesapladığı maliyet ile sanıkların teklif ettiği bedel arasındaki devasa fark, sanıkların bu işi projede ve şartnamede belirtilen kalitede malzemelerle ve fen kurallarına uygun olarak yapma niyetlerinin en başından beri olmadığını göstermektedir. Bu kadar düşük bir bedelle, istenen standartlarda bir inşaatın yapılamayacağı hayatın olağan akışına ve ticari tecrübelere göre açıktır. Bu durum, sanıkların maliyetten kısmak için bilinçli olarak kalitesiz ve hileli malzeme kullanmayı planladıklarını ve bu malzemenin olası bir taşkında yetersiz kalacağını, yani tehlikeli neticeyi öngördüklerini ve bu riski baştan kabul ettiklerini gösteren bir karine olarak değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, aşırı düşük teklif, eylemin 'bilinçli taksir'den 'olası kasta' doğru kaydığının bir göstergesi olarak kullanılmıştır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/olume-sebep-olan-tabii-afet-mi-yoksa-ihmal-mi)