Bir kişinin, iradi olarak aldığı alkolün etkisiyle işlediği bir suçtan dolayı TCK m. 34/2 uyarınca tam sorumlu tutulması ilkesinin bir istisnası olabilir mi? Alkol veya uyuşturucu 'bağımlılığının' bir 'akıl hastalığı' (TCK m. 32) düzeyine ulaşması durumu bu ilkeyi nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116780

Evet, bir istisnası olabilir. TCK m. 34/2'deki tam sorumluluk ilkesi, anlık ve iradi sarhoşluk durumları için geçerlidir. Ancak, kronik alkol veya uyuşturucu kullanımı, kişinin beyin fonksiyonlarında kalıcı ve patolojik bozukluklara yol açarak, TCK m. 32 anlamında bir 'akıl hastalığı'na veya 'akıl zayıflığına' neden olabilir. Eğer sanığın, uzun süreli madde kullanımı nedeniyle, suçu işlediği sırada fiilin anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin, bu kronik durumdan ötürü, önemli ölçüde azaldığı veya tamamen ortadan kalktığı bir Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edilirse, bu durumda TCK m. 34/2 değil, TCK m. 32 uygulanır. Yani, sanık ya indirimli ceza alır (m. 32/2) ya da hakkında hiç ceza verilmeyip güvenlik tedbirine hükmolunur (m. 32/1). Bu durumda sorumluluğu etkileyen, anlık sarhoşluk değil, altta yatan kalıcı akıl hastalığıdır. 5275 sayılı Kanun'un 57/7. maddesi de alkol veya uyuşturucu madde bağımlısı olan hükümlüler hakkında özel güvenlik tedbirleri öngörerek bu durumun hastalık boyutunu kabul etmektedir. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/alkol-uyusturucu-madde-etkisinde-olma-tck-34/)