Meşru savunmada (TCK m. 25) aranan 'oranlılık' ilkesi, kullanılan aracın denkliği (bıçaklı saldırıya karşı bıçakla savunma) anlamına mı gelir, yoksa saldırıyı defetmeye yetecek ölçüde kuvvet kullanma anlamına mı gelir? Bu ilkenin YCGK E. 2017/414 sayılı karardaki yansımasını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116777

'Oranlılık' ilkesi, kullanılan aracın denkliği (silahların eşitliği) anlamına gelmez. Saldırgan silahsızken, savunanın silah kullanması bazı durumlarda orantılı olabilir. Oranlılık, 'saldırıyı durduracak, etkisiz hale getirecek ve tehlikeyi bertaraf edecek ölçüde' kuvvet kullanılması anlamına gelir. Kullanılan savunma aracı, saldırıyı defetmek için gerekli olandan bariz bir şekilde daha fazla zarar vermemelidir. YCGK E. 2017/414 sayılı kararda bu ilke, sanığın eyleminin ikinci aşamasında ihlal edilmiştir. Sanık, bıçaklı saldırganı boğazını sıkarak ve bıçağını alarak etkisiz hale getirdiğinde, saldırıyı defetmiş ve oranı sağlamıştır. Ancak bu noktadan sonra, artık bir savunma gerekliliği kalmamışken, ele geçirdiği bıçakla maktule defalarca vurarak onu öldürmesi, saldırıyı defetme ölçüsünü 'bariz bir şekilde' aşan, orantısız ve yeni bir saldırı olarak kabul edilmiştir. Bu orantısızlık, eylemin meşru savunma kapsamından çıkmasının en önemli nedenlerinden biridir. (Bkz: YCGK E. 2017/414 K. 2017/386)