Bir davada hem işçilik alacakları hem de iş kazasından kaynaklanan manevi tazminat talebinin bulunması durumunda, bu davaların HMK m. 167 uyarınca ayrılması (tefriki), yargılama usulü açısından neden zorunludur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116771

Bu davaların ayrılması, tabi oldukları yargılama usulleri ve ispat kurallarının tamamen farklı olması nedeniyle zorunludur. - **İşçilik Alacağı Davası:** Bu dava, 4857 sayılı İş Kanunu ve hizmet sözleşmesi hükümlerine tabidir. Genellikle yazılı belgelere (bordro, hizmet dökümü vb.) ve hesaplama yöntemlerine dayanır. Uygulanan yargılama usulü, İş Mahkemeleri Kanunu'nda belirtilen özel kurallardır. - **İş Kazasından Kaynaklanan Manevi Tazminat Davası:** Bu dava, temel olarak Türk Borçlar Kanunu'ndaki haksız fiil hükümlerine tabidir. Değerlendirme kriterleri tamamen farklıdır; olayın oluş şekli, kusur oranları, duyulan elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, hakkaniyet gibi sübjektif unsurlar ön plandadır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/418 sayılı kararında da belirtildiği gibi, izlenecek yöntem ve esas alınacak kıstaslar birbirinden tamamen farklı olduğu için, bu iki davanın bir arada görülmesi yargılamanın sağlıklı yürütülmesine engel olur. Bu nedenle mahkemenin, HMK m. 167'ye göre davaları ayırıp her birini kendi usulüne göre görmesi gerekir. (Bkz: Yargıtay 21. HD E. 2014/418 K. 2014/2211)