Bir doğal afet sonucu meydana gelen ölümlerde, kusurlu kişilerin (müteahhit, denetim görevlisi vb.) eyleminin 'olası kast' mı yoksa 'bilinçli taksir' mi olduğu tartışması, mağdur yakınları açısından tazminat hukuku bakımından bir önem taşır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116765

Evet, önemli bir fark yaratabilir. Ceza davasında verilecek karar, hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davası için 'kesin delil' niteliği taşımaz ancak 'güçlü bir delil' oluşturur (BK m. 74). Manevi tazminatın belirlenmesinde, haksız fiili işleyenin 'kusurunun ağırlığı' önemli bir ölçüttür. - **Bilinçli Taksir Durumunda:** Failin kusuru, 'özen yükümlülüğüne aykırılık' olarak kabul edilir. Bu, ağır bir kusur olsa da, kast düzeyinde değildir. - **Olası Kast Durumunda:** Failin, sonucu öngördüğü ve 'olursa olsun' diyerek kabullendiği kabul edilir. Bu durum, failin kusurunun kasta yakın bir yoğunlukta olduğunu gösterir ve çok daha ağır bir kusur derecesi olarak değerlendirilir. Hukuk hâkimi, manevi tazminat miktarını takdir ederken, ceza mahkemesinin failin eylemini olası kast olarak nitelendirmesi durumunda, kusurun bu ağırlığını dikkate alarak daha yüksek bir manevi tazminata hükmetme eğiliminde olacaktır. Dolayısıyla ceza davasındaki bu niteleme, tazminat miktarını doğrudan etkileyebilir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/olume-sebep-olan-tabii-afet-mi-yoksa-ihmal-mi)