Bir sanığın, daha önce depresyon ve madde kullanım bozukluğu tanılarıyla psikiyatri bölümünde yatarak tedavi görmüş olması, işlediği bir suçla ilgili olarak mahkemeye ne tür bir yükümlülük getirir? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin E. 2013/9811 sayılı kararını esas alarak açıklayınız.
Sanığın bu tıbbi geçmişi, onun suç anındaki cezai ehliyetiyle ilgili ciddi bir şüphe doğurur ve mahkemeye, bu durumu re'sen araştırma yükümlülüğü getirir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, mahkeme bu durumda sanığın TCK'nın 32. (akıl hastalığı) ve 34. (geçici nedenler/madde etkisi) maddeleri uyarınca, 'suç tarihi itibarıyla işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığını' tespit etmek zorundadır. Bu tespit, sadece mevcut hastane kayıtlarıyla değil, usulüne uygun olarak tam teşekküllü bir sağlık kuruluşundan (Adli Tıp Kurumu vb.) alınacak güncel bir sağlık kurulu raporu ile yapılmalıdır. Bu rapor alınmadan, yani sanığın cezai ehliyeti netleştirilmeden hüküm kurulması, eksik inceleme olarak kabul edilir ve bozma nedenidir. (Bkz: Yargıtay 4. CD, E. 2013/9811, K. 2014/32842)