Oturma (sükna) hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan devredilemez ve mirasçılara geçmez. Mirasbırakanın, vasiyetname veya miras sözleşmesi ile bir kişiye doğrudan doğruya 'oturma hakkını miras bırakması' ile 'oturma hakkı tesis etmesi' arasında ne fark vardır?
Bu iki durum arasında önemli bir hukuki fark vardır: 1. **Oturma Hakkını Miras Bırakmak:** Bu, hukuken mümkün değildir. Çünkü oturma hakkı, hak sahibinin ölümüyle kendiliğinden sona eren, şahsa bağlı bir haktır. Mirasbırakanın kendisinin sahip olduğu bir oturma hakkını, mirasçısına devretmesi veya miras bırakması, hakkın devredilemezliği ve mirasçılara geçmezliği (TMK m. 823/2) ilkesine aykırıdır. Böyle bir tasarruf geçersiz olur. 2. **Oturma Hakkı Tesis Etmek:** Bu, hukuken mümkündür. Mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarruf olan vasiyetname veya miras sözleşmesi ile, kendisine ait bir taşınmaz üzerinde, belirli bir mirasçısı veya üçüncü bir kişi lehine 'yeni bir oturma hakkı kurulmasını' vasiyet edebilir. Bu durumda, mirasçılar veya vasiyeti yerine getirme görevlisi, tapuya başvurarak bu hakkın lehtar adına tescil edilmesini sağlamakla yükümlü olurlar. Yani burada mevcut bir hak devredilmemekte, terekeye dahil bir mal üzerinde yeni bir sınırlı ayni hak tesis edilmektedir. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/gayrimenkul-hukuku/oturma-hakki-nedir.html; TMK m. 823)