Bir tasarrufun iptali davasında, davalı eski eşin yanı sıra, bu eşten malı devralan üçüncü kişinin de davalı olarak gösterilmesi durumunda, üçüncü kişi hakkındaki davanın HMK m. 167 uyarınca ayrılması ve HMK m. 165 uyarınca bekletici sorun yapılması, hangi temel maddi hukuk kuralının usul hukukundaki bir yansımasıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116740

Bu usuli işlem, TMK m. 241'de düzenlenen maddi hukuk kuralının usul hukukundaki bir yansımasıdır. TMK m. 241, mal rejiminin tasfiyesi sırasında, borçlu eşten alacağını 'tamamen veya kısmen' alamayan alacaklı eşin, karşılıksız kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişilere karşı, eksik kalan miktar için dava açabileceğini düzenler. Bu maddenin lafzından, üçüncü kişinin sorumluluğunun 'ikincil (tali)' ve 'tamamlayıcı' nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Yani, üçüncü kişiye başvurabilmenin ön koşulu, alacağın asıl borçlu olan eşten tahsil edilememiş olmasıdır. HMK m. 167 ve m. 165'in birlikte uygulanması, tam olarak bu maddi hukuk hiyerarşisini usul hukukunda hayata geçirir. Dava ayrılarak, önce asıl borçlu eşe karşı olan dava sonuçlandırılır ve alacağın tahsili denenir. Bu süreç başarısız olursa (bekletici sorun ortadan kalkarsa), o zaman ikincil sorumlu olan üçüncü kişi hakkındaki davaya devam edilir. (Bkz: Yargıtay 8. HD E. 2015/11338 K. 2017/2301; TMK m. 241; HMK m. 165, m. 167)