Anayasa m. 90/5 uyarınca 'kanun hükmünde' sayılan bir uluslararası andlaşmanın (örneğin İstanbul Sözleşmesi), Anayasa'nın 104. maddesinde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile feshedilmesi, 'normlar hiyerarşisi' ilkesi açısından neden sorunludur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116736

Normlar hiyerarşisi, hukuk kurallarının astlık-üstlük ilişkisini belirleyen bir ilkedir ve bir alt normun, bir üst norma aykırı olamayacağını ifade eder. Bu hiyerarşide (basitleştirilmiş olarak) Anayasa en üstte, onun altında ise kanunlar ve Anayasa m. 90/5 uyarınca kanun hükmünde sayılan uluslararası andlaşmalar yer alır. Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ise kanunların altında bir basamaktadır (Anayasa m. 104/17, kararnamenin kanuna aykırı olamayacağını belirtir). Bu durumda, kanun hükmünde olan bir normun (İstanbul Sözleşmesi), hiyerarşik olarak daha altta bulunan bir normla (Cumhurbaşkanlığı Kararı/Kararnamesi) yürürlükten kaldırılması veya feshedilmesi, normlar hiyerarşisi ilkesine temelden aykırıdır. Ast norm, üst normu ilga edemez. İstanbul Sözleşmesi, 6251 sayılı Kanun ile onaylandığı için kanun gücündedir. Dolayısıyla, bu sözleşmeden çekilme iradesinin de en azından kanun gücünde bir işlemle, yani TBMM tarafından çıkarılacak bir kanunla ortaya konulması gerekirdi. Bu yapılmadığı için fesih işlemi, normlar hiyerarşisi açısından sakat kabul edilmektedir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/istanbul-sozlesmesinin-feshinin-hukukiligi-tartismasi)