Bir tebligat mazbatasındaki imzanın sahteliği iddiası üzerine mahkemenin HMK m. 211'e göre yapacağı inceleme sonunda, imzanın gerçekten de sahte olduğuna karar vermesinin hukuki sonucu ne olur? Bu durum, temyiz süresini nasıl etkiler?
Mahkemenin, imzanın sahte olduğuna karar vermesi, o tebligatın 'usulsüz' olduğu ve hukuken geçerli bir tebliğ işleminin hiç yapılmadığı anlamına gelir. Hukuki sonuçları şunlardır: 1. **Tebligatın Geçersizliği:** İmzanın sahte olduğu tespit edilen tebligat, yok hükmündedir. Tebliğe bağlanan hukuki sonuçlar doğmaz. 2. **Sürenin Başlamaması:** Temyiz gibi kanun yollarına başvuru süreleri, kararın usulüne uygun olarak 'tebliği' veya 'tefhimi' ile başlar. Sahte imzalı bir tebligat usulsüz olduğundan, temyiz süresi bu tebligatla işlemeye başlamamış sayılır. 3. **Temyiz Talebinin Süresinde Kabulü:** Bu durumda, tarafın daha sonra yaptığı temyiz başvurusu, süresinde yapılmış kabul edilir. Mahkemenin daha önce 'süre aşımı' nedeniyle verdiği temyiz talebinin reddi kararı, eğer bu inceleme sonucunda verilmişse, kaldırılır ve dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilir. Özetle, sahtelik tespiti, tebligatı ve ona bağlı süreleri geçersiz kılar, tarafın kanun yoluna başvuru hakkını korur. (Bkz: Yargıtay 5. HD E. 2016/21365 K. 2017/10371)