TCK m. 147'de düzenlenen zorunluluk hali ile TCK m. 145'te düzenlenen değer azlığı, hırsızlık suçunda faile ceza verilmemesi sonucunu doğurabilir. İki kurumun da 'ceza vermekten vazgeçme' imkanı tanıması açısından benzerliğine rağmen, bu sonuca ulaşmada hâkimin takdir yetkisini kullanırken dikkate alacağı kriterler arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116722

Her iki madde de hâkime ceza vermekten vazgeçme takdiri tanısa da, bu takdiri kullanırken dikkate alacakları kriterler farklıdır: - **TCK m. 147 (Zorunluluk Hali):** Hâkimin takdirindeki temel kriter, 'olayın özelliği' ve failin içinde bulunduğu 'ağır ve acil ihtiyacın' derecesidir. Hâkim, failin başka çaresi olup olmadığını, ihtiyacın ne kadar hayati ve ani olduğunu değerlendirir. Çalınan malın değerinden çok, failin içinde bulunduğu zorunlu durumun ahlaki ve hukuki olarak mazur görülebilirliği ön plandadır. - **TCK m. 145 (Değer Azlığı):** Hâkimin takdirindeki temel kriter, 'malın değerinin azlığı' ile birlikte 'suçun işleniş şekli ve özellikleri'dir. Hâkim, çalınan malın ekonomik değerinin ne kadar cüzi olduğunu, failin daha fazlasını alma imkanı varken neden azla yetindiğini, eylemin mağdur üzerindeki etkisini ve genel olarak fiilin yarattığı haksızlığın derecesini değerlendirir. Burada odak noktası, fiilin kendisinin ve konusunun ehemmiyetsizliğidir. Özetle, birinde failin 'saiki ve zorunluluğu', diğerinde ise fiilin ve konusunun 'hafifliği' ceza vermekten vazgeçme takdirinin temelini oluşturur. (Bkz: TCK m. 145, m. 147; Ceza Genel Kurulu 2022/588 E., 2023/201 K.)