İnfaz Kanunu m. 48/3-a'ya göre, hücreye koyma cezasının infazına başlanması için infaz hâkiminin 'onayı' gerekirken, diğer disiplin cezalarının infazı için böyle bir onay aranmamasının sebebi ne olabilir?
Hücreye koyma cezasının, diğer disiplin cezalarına (kınama, bazı etkinliklerden alıkoyma, ücret karşılığı çalışılan işten yoksun bırakma vb.) göre, hükümlünün temel hak ve özgürlüklerine, özellikle de kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına en ağır müdahaleyi oluşturan bir yaptırım olmasıdır. Bu ceza, hükümlünün sosyal çevreden ve diğer faaliyetlerden tamamen tecrit edilerek kapalı bir mekanda tutulmasını içerir. Kanun koyucu, bu cezanın ağırlığı ve potansiyel insan hakları ihlali riski nedeniyle, idarenin (disiplin kurulunun) verdiği kararın infazından önce, ek bir yargısal denetim mekanizması öngörmüştür. İnfaz hâkiminin 'onayı', disiplin kurulu kararının hem usul hem de esas yönünden hukuka uygunluğunu son bir kez daha denetleyen bir güvence işlevi görür. Diğer cezalar daha hafif nitelikte olduğu için, kesinleştikten sonra doğrudan idare tarafından infaz edilebilmektedir. (Bkz: İnfaz Kanunu m. 48/3-a)