Kahramanmaraş depremi gibi bir olayda, yıkılan bir binanın müteahhidinin yanı sıra, denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin (belediye, yapı denetim vb.) ceza sorumluluğu hangi hukuki ilkeye dayanır ve nasıl bir kusur türü (kast, taksir) söz konusu olabilir?
Denetim görevini yerine getirmeyen kamu görevlilerinin sorumluluğu, TCK'da düzenlenen 'ihmali suç' veya 'garantör sorumluluğu' ilkesine dayanır. Bu kişilerin, kanundan, sözleşmeden veya önceki tehlikeli davranışlarından kaynaklanan, belirli bir zararlı neticenin (binanın yıkılması) meydana gelmesini 'önleme yükümlülüğü' vardır. Bu yükümlülüklerini yerine getirmeyerek (ihmal ederek) neticenin gerçekleşmesine sebep olmaları halinde, sanki o neticeyi aktif bir hareketle (icrai olarak) gerçekleştirmiş gibi sorumlu tutulurlar (TCK m. 83, m. 88). Kusur türü ise somut olayın özelliklerine göre değişebilir: - **Bilinçli Taksir:** Eğer kamu görevlisi, binadaki bariz usulsüzlükleri görmesine rağmen, 'bir şey olmaz' diyerek, gerekli denetimi yapmamış veya usulsüzlüğe göz yummuşsa, neticeyi öngörüp istemediği için bilinçli taksirden sorumlu olabilir. - **Olası Kast:** Eğer kamu görevlisi, binanın kesinlikle dayanıksız olduğunu bilmesine, yıkılacağını öngörmesine rağmen, rüşvet gibi bir menfaat karşılığında veya başka bir nedenle bu duruma kayıtsız kalmış, 'yıkılırsa yıkılsın' düşüncesiyle hareket etmişse, olası kasttan sorumluluğu gündeme gelebilir. Bu durum, failin ihmalinin derecesine ve neticeye karşı takındığı tavra bağlıdır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/olume-sebep-olan-tabii-afet-mi-yoksa-ihmal-mi)