Bir kişinin, uyuşturucu krizi sırasında hırsızlık yaptığını ileri sürmesi, mahkeme açısından nasıl bir araştırma yükümlülüğü doğurur? Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 18.04.2011 tarihli kararında bu durum nasıl ele alınmıştır?
Sanığın uyuşturucu krizi sırasında hırsızlık yaptığı iddiası, onun suç anındaki cezai ehliyetinin (algılama ve irade yeteneğinin) tam olmayabileceğine işaret eder. Bu durum, mahkeme için TCK m. 32 (akıl hastalığı) ve TCK m. 34 (geçici nedenler) kapsamında bir araştırma yapma yükümlülüğü doğurur. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, sanığın bu iddiası ve adli sicil kaydındaki uyuşturucuyla ilgili diğer hükümlülükleri dikkate alındığında, mahkemenin bu iddiayı ciddiye alması gerektiği belirtilmiştir. Mahkeme, sanığın 'suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığını' araştırmalıdır. Bu araştırma, tam teşekküllü bir hastaneden, özellikle Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak bir uzman raporu ile saptanmalıdır. Bu rapor alınmadan, yani eksik inceleme ile hüküm kurulması, Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılmıştır. (Bkz: Yargıtay 6. CD, E. 2010/15257, K. 2011/5527)