Bir davada, davacının alacak iddiasını dayandırdığı senet altındaki imzanın davalı tarafından inkâr edilmesi üzerine, mahkemenin dosyayı Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı'na göndererek rapor aldığı, ancak bu raporun sadece ceza soruşturması dosyasındaki verilere dayandığı anlaşılmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2014/19-366, K. 2016/198 sayılı kararına göre, bu raporun hukuk davasında hükme esas alınmamasının sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116711

Bu raporun hukuk davasında hükme esas alınmamasının temel sebebi, raporun HMK m. 211'de öngörülen usule uygun bir incelemeye dayanmaması ve bu nedenle 'hüküm kurmaya elverişli ve yeterli' olmamasıdır. YHGK'nın kararında vurgulanan eksiklikler şunlardır: 1. **Tarafların Katılımı:** Rapor, davalı bankanın taraf olmadığı bir ceza soruşturması dosyasında hazırlanmıştır. Hukuk davasının taraflarının, bilirkişi incelemesi sürecine katılma, delil sunma ve rapora itiraz etme hakları (hukuki dinlenilme hakkı - HMK m. 27) tam olarak sağlanmamıştır. 2. **Mukayese Materyallerinin Yetersizliği:** Rapor, inkâr edene ait olduğu tartışmasız olan ve imza tarihine yakın çeşitli kurumlardan (banka, noter, nüfus müdürlüğü vb.) getirtilmesi gereken karşılaştırma belgeleri temin edilmeden, sadece huzurda alınan sınırlı sayıdaki örneklerle hazırlanmıştır. Bu durum, HMK m. 211/b'de öngörülen usule aykırıdır. Bu nedenlerle, başka bir dosya için hazırlanmış ve usuli güvencelerden yoksun bir rapor, görülmekte olan hukuk davasında doğrudan delil olarak kabul edilemez. Mahkemenin, kendi davası içinde, HMK'daki usulü işleterek yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırması gerekir. (Bkz: YHGK E. 2014/19-366 K. 2016/198; HMK m. 211)