Eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde, davacı kadının iddiasının, düğünde takılan ziynetlerin önce araç alımında, sonra bu aracın satılmasıyla da ev alımında kullanıldığı şeklinde değişmesi, 'iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı' (HMK m. 141) kapsamında değerlendirilebilir mi? YHGK E. 2022/1273, K. 2023/1238 sayılı kararında bu durum nasıl yorumlanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116707

Hayır, bu durum 'iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı' kapsamında değerlendirilmemiştir. YHGK'nın ilgili kararında, davacının bu beyanlarının birbiriyle çelişmediği, aksine bir bütün oluşturduğu kabul edilmiştir. Davacının temel iddiası, 'ziynetlerinin, evlilik birliği içinde edinilen mallara katkı olarak kullanıldığı'dır. Önce araç, sonra ev alınması, bu katkının 'ikame' (yerine geçen değer) prensibiyle bir maldan diğerine aktarıldığını gösteren bir süreçtir. Davacı, katkının izlediği yolu somutlaştırmaktadır. Dava dilekçesinde genel olarak 'edinilen mallarda katkısı olduğu' belirtilmiş, sonraki dilekçede ise bu katkının hangi mallar üzerinden nihai olarak dava konusu taşaınmaza ulaştığı detaylandırılmıştır. Bu, iddianın temelini (ziynet katkısı) değiştiren değil, açıklayan bir beyandır. Bu nedenle mahkemenin, davacının iddiasını değiştirdiği yönündeki kabulü hatalı bulunmuştur. (Bkz: YHGK E. 2022/1273 K. 2023/1238)