Bir kişinin, borcu nedeniyle elektriği kesildikten sonra, karanlıkta kalmamak için doğrudan bağlantı yaparak kaçak elektrik kullanması eylemi, TCK m. 147'de düzenlenen 'ağır ve acil bir ihtiyacı karşılama' hali olarak kabul edilebilir mi? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E. 2011/6329, K. 2011/39140 sayılı kararının bu konudaki yaklaşımı nedir?
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin ilgili kararına göre, bu durum TCK m. 147 kapsamında bir zorunluluk hali olarak kabul edilemez. Yargıtay, 'borç nedeniyle sayacın sökülüp elektrik kullanmasının engellenmesi ve karanlıkta kalmamak için zaruret halinde elektrik kullanmak' şeklindeki bir gerekçeyi, TCK m. 147'deki 'ağır ve acil ihtiyacı karşılama' unsurlarını taşımadığı için hukuka aykırı bulmuştur. Bu yaklaşımın altında yatan mantık şudur: Borcun ödenmemesi, kişinin kendi iradi eylemlerinin bir sonucudur ve elektriğin kesilmesi bu durumun öngörülebilir bir neticesidir. TCK m. 147, ani, beklenmedik ve başka türlü giderilemeyen hayati ihtiyaçları (açlık, donma tehlikesi, acil tıbbi gereklilik vb.) hedefler. Borçtan kaynaklanan bir kesinti, bu nitelikte bir 'acil' durum olarak görülmemektedir. Bu nedenle mahkemenin beraat kararı vermesi bozma sebebi sayılmıştır. (Bkz: Yargıtay 2. CD E. 2011/6329 K. 2011/39140; TCK m. 147)