Alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı (toksikomani), ceza hukuku açısından TCK m. 32 kapsamında bir 'akıl hastalığı' olarak mı, yoksa TCK m. 34 kapsamında 'geçici bir neden' olarak mı değerlendirilmelidir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116698

Bu ayrım, durumun niteliğine göre değişir. Yargıtay içtihatları ve doktrin, bu konuda ikili bir ayrım yapar: 1. **Geçici Etki (TCK m. 34):** Kişinin, bağımlı olmasa veya bağımlı olsa bile, anlık olarak aldığı alkol veya uyuşturucunun etkisiyle (sarhoşluk, kriz anı) algılama veya irade yeteneğini yitirmesi durumu, 'geçici bir neden' olarak TCK m. 34 kapsamında değerlendirilir. Eğer madde irade dışı alınmışsa tam cezasızlık, iradi alınmışsa tam sorumluluk söz konusu olur. 2. **Sürekli Etki (TCK m. 32):** Eğer alkol veya uyuşturucu madde kullanımı, kişinin beyin fonksiyonlarında kalıcı bir bozulmaya, psikotik bozukluklara veya irade yeteneğini sürekli olarak zayıflatan kronik bir duruma yol açmışsa, bu durum artık geçici bir hal değil, TCK m. 32 kapsamında bir 'akıl hastalığı' olarak kabul edilebilir. Yargıtay, bu nedenle sanığın 'uyuşturucu bağımlısı' olduğu iddiası karşısında, suç tarihinde bu bağımlılığın TCK m. 32 kapsamında bir akıl hastalığı düzeyine ulaşıp ulaşmadığının ve ceza ehliyetini etkileyip etkilemediğinin Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edilmesini istemektedir. Ayrıca 5275 sayılı Kanun'un 57. maddesi de madde bağımlılığını güvenlik tedbiri gerektiren bir hal olarak düzenler. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/alkol-uyusturucu-madde-etkisinde-olma-tck-34/; Yargıtay 6. CD, K.T.: 18.04.2011, 2010/15257 E., 2011/5527 K.)