Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin E. 2015/16141 sayılı kararında, hükümlünün 'kuruma alkol sokmak ve kullanmak' eylemi TCK m. 297'de düzenlenen 'İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokmak' suçu kapsamında değerlendirilebilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yorumunu kanunilik ilkesi açısından açıklayınız.
Değerlendirilemez. TCK m. 297/1, ceza infaz kurumuna sokulması suç sayılan eşyaları 'silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı' olarak sınırlı sayıda (numerus clausus) saymıştır. Bu maddede 'alkol' yer almamaktadır. Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'suçta ve cezada kanunilik' (Anayasa m. 38, TCK m. 2) ilkesi gereğince, kanunda açıkça suç olarak tanımlanmayan bir fiilden dolayı kimse cezalandırılamaz ve ceza hükümlerinde kıyas yapılamaz. Alkol, TCK m. 297'de sayılan yasak eşyalardan biri olmadığı için, bu eylem adli bir suç oluşturmaz. Ancak, aynı eylem Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 83/1-f maddesi ile yasaklandığından, bir 'disiplin suçu' oluşturur ve İnfaz Kanunu kapsamında disiplin cezasına konu edilebilir. Yargıtay da bu ayrımı yaparak eylemin adli suç değil, disiplin suçu olduğunu teyit etmiştir. (Bkz: Yargıtay 19. CD E. 2015/16141 K. 2015/4561; TCK m. 297)