Hücreye koyma disiplin cezasının infazına başlanabilmesi için, 5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 48/3-a uyarınca hangi ek usuli şartın yerine getirilmesi gerekmektedir? Bu şartın, disiplin kurulu kararının kesinleşmesi süreciyle ilişkisini Yargıtay 1. CD E. 2017/692 kararını esas alarak açıklayınız.
5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 48/3-a uyarınca, diğer disiplin cezalarından farklı olarak, 'hücreye koyma cezasının infazına, infaz hâkiminin onayı ile başlanır'. Bu, ek bir usuli güvencedir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında bu süreç açıklanmıştır: 1. Disiplin kurulu hücreye koyma cezası verir. 2. Hükümlü bu karara karşı infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurabilir. 3. İnfaz hâkimliği şikâyeti karara bağlar (red veya kabul). 4. İnfaz hâkimliğinin bu kararına karşı da itiraz yolu açıktır. 5. Disiplin kurulu kararı, ancak bu şikayet ve itiraz yollarının tüketilmesiyle, yani 'kesinleşmesiyle' infaz edilebilir hale gelir. 6. Kesinleşen hücreye koyma cezasının infazı için, idare infaz hâkimliğinden 'onay' talep eder. Kararda eleştirilen husus, infaz hâkimliğinin, hükümlünün şikayetini reddederken 'aynı anda' henüz kesinleşmemiş olan disiplin cezasını da 'onaylamasıdır'. Hâkimlik önce şikayet hakkında karar vermeli, bu kararın kesinleşmesini beklemeli ve ancak ondan sonra talep üzerine onay işlemini yapmalıydı. (Bkz: İnfaz Kanunu m. 48/3-a; Yargıtay 1. CD E. 2017/692 K. 2017/736)