YCGK'nın E. 2017/860, K. 2017/454 sayılı sel felaketi kararında, sanıkların (müteahhitlerin) sorumluluğunun 'adi/basit taksir' olarak kabul edilememesinin temel gerekçeleri nelerdir?
Sanıkların sorumluluğunun basit taksir olarak kabul edilememesinin temel gerekçeleri, kusurlarının ve ihmallerinin ağırlığı ile neticeyi öngörebilme durumlarıdır: 1. **Öngörülebilirlik:** Olayın yaşandığı bölgenin Türkiye'nin en çok yağış alan bölgelerinden olması, daha önce de sel felaketleri yaşanması ve ihalenin konusunun bizzat 'taşkın koruma' olması nedeniyle, şiddetli bir yağış ve sel riskinin 'öngörülebilir' olduğu açıktır. Basit taksirde fail neticeyi öngörmezken, burada netice öngörülebilir niteliktedir. 2. **Ağır Kusur ve İhmal:** Sanıkların, projede belirtilenin çok altında kalitede beton kullanmaları (bilirkişi raporunda 'tarla duvarı bile yapılamaz' denilen beton), dere yatağından uygun olmayan malzeme kullanmaları, idare tarafından uyarılmalarına ve hatta daha önce yaptıkları bazı duvarların yıktırılmasına rağmen hileli imalata devam etmeleri, denetimi yanıltmak için sahte numuneler vermeleri gibi eylemleri, basit bir dikkat ve özen yükümlülüğü ihlalinin çok ötesinde, ağır ve sistematik bir kusur ve ihmali göstermektedir. Bu durum, olayı basit taksirden ayırmaktadır. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/olume-sebep-olan-tabii-afet-mi-yoksa-ihmal-mi)