Oturma (sükna) hakkı (TMK m. 823), mutlak bir hak olarak herkese karşı ileri sürülebilir. Bu ilkenin bir sonucu olarak, oturma hakkı tesis edilmiş bir taşınmazı üçüncü bir kişi işgal ederse, oturma hakkı sahibinin bu kişiye karşı açabileceği davalar nelerdir?
Oturma hakkı, bir sınırlı ayni hak olması nedeniyle mutlak bir haktır ve herkese karşı ileri sürülebilir. Bu ilkenin bir sonucu olarak, oturma hakkı sahibi, hakkının ihlal edilmesi durumunda mülkiyet hakkı sahibinin sahip olduğu koruma mekanizmalarından yararlanabilir. Oturma hakkı tesis edilmiş bir taşınmazı üçüncü bir kişi (veya bizzat malik) haksız olarak işgal ederse, oturma hakkı sahibi bu kişiye karşı şu davaları açabilir: 1. **El Atmanın Önlenmesi (Müdahalenin Meni) Davası:** Oturma hakkı sahibi, hakkına yönelik haksız işgale son verilmesini ve taşınmazın kendisine teslimini bu dava ile talep edebilir. 2. **Ecrimisil (Haksız İşgal Tazminatı) Davası:** Oturma hakkı sahibi, taşınmazı haksız olarak işgal eden kötü niyetli üçüncü kişiden, işgal süresi boyunca mahrum kaldığı kullanım menfaati karşılığı olarak ecrimisil talep edebilir. Bu hak, oturma hakkının sağladığı 'kullanma' yetkisinin bir sonucudur. (Bkz: barandogan.av.tr/blog/gayrimenkul-hukuku/oturma-hakki-nedir.html)