Boşanma davasında, lehine tedbir nafakasına hükmedilen kadının, başka bir erkekle fiilen birlikte yaşamaya başlaması, devam eden tedbir nafakasının hukuki durumunu nasıl etkiler? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadını açıklayınız.
Tedbir nafakası, kural olarak tarafların kusur durumuna bakılmaksızın, boşanma davası süresince yoksulluğa düşecek tarafın geçimini sağlamak amacıyla hükmedilir. Ancak, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, lehine tedbir nafakası hükmedilen eşin, bir başkasıyla evliymiş gibi fiilen birlikte yaşamaya başlaması, nafakanın ahlaki ve sosyal amacına aykırı bir durum olarak kabul edilir. Bu durumda, nafaka alacaklısının yoksulluğu ortadan kalkmasa bile, fiilen başka bir birliktelikle geçimini sağladığı veya en azından evlilik birliğine olan sadakat yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal ettiği kabul edilerek, ahlaki nedenlerle tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/2-1578, K. 2018/791 sayılı kararında da 'bir başkası ile evlilik dışı birliktelik yaşayan eşe tedbir nafakası verilmeyeceği hususu benimsenmiştir' ifadesiyle bu içtihat teyit edilmiştir. Nafaka yükümlüsü eş, bu durumu ispatlayarak nafakanın kaldırılmasını talep edebilir. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/tedbir-nafakasi/; YHGK E. 2017/2-1578 K. 2018/791)