Bir sanığın, hırsızlık suçunu işlerken TCK m. 147'deki zorunluluk hali (ağır ve acil ihtiyaç) ile hareket ettiği kabul edilirse, bu durumun aynı olayda işlediği iddia edilen işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarına etkisi ne olur? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin E. 2013/34145, K. 2014/24066 sayılı kararını esas alarak açıklayınız.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, TCK m. 147'de düzenlenen zorunluluk hali, kanun metninde açıkça 'Hırsızlık suçunun...' denilerek düzenlenmiş 'suça özgü' bir şahsi cezasızlık veya indirim nedenidir. Bu özel düzenleme, yalnızca hırsızlık suçu için geçerlidir. Dolayısıyla, sanığın aynı fiil kapsamında işlediği işyeri dokunulmazlığını bozma (TCK m. 116) ve mala zarar verme (TCK m. 151) suçları açısından TCK m. 147'nin uygulanma olanağı yoktur. Bu suçlar için, ancak şartları varsa, TCK m. 25/2'deki genel zorunluluk hali değerlendirilebilir. Kararda mahkemenin, hırsızlık dışındaki bu suçlar yönünden de TCK m. 147'ye dayanarak ceza verilmesine yer olmadığına karar vermesi hukuka aykırı bulunmuş ve bozma sebebi sayılmıştır. (Bkz: Yargıtay 2. CD E. 2013/34145 K. 2014/24066; TCK m. 147)