Bir kişinin, iradesi dışında (örneğin şaka yoluyla içeceğine katılarak) aldığı alkolün etkisiyle işlediği bir suçtan dolayı cezai sorumluluğunun bulunmamasının (TCK m. 34/1) koşullarından biri de, failin bu duruma düşmesinde 'taksirinin dahi olmaması' gerektiğidir. Bu koşulu bir örnekle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116661

TCK m. 34/1'in uygulanması için, failin alkol veya uyuşturucu maddeyi iradesi dışında almış olması yetmez; bu duruma düşmesinde öngörülebilir bir kusurunun, yani taksirinin dahi bulunmaması gerekir. Örneğin, bir partide tanımadığı kişilerin hazırladığı ve içeriğinden emin olmadığı bir içeceği, makul bir dikkat ve özen göstermeden içen ve sonradan bu içeceğe alkol veya uyuşturucu katıldığını anlayan bir kişinin durumu, taksirli bir davranış olarak değerlendirilebilir. Kişinin, güvenilir olmayan bir ortamda sunulan bir şeyi sorgusuzca tüketmesi, basiretli bir insandan beklenecek özeni göstermediği anlamına gelebilir. Bu durumda, alkolü doğrudan kendi iradesiyle almamış olsa da, bu sonuca taksirli hareketiyle neden olduğu için TCK m. 34/1'in korumasından tam olarak yararlanamayabilir. Tam cezasızlık için, failin aldatılmasında veya zorlanmasında hiçbir kusurunun bulunmaması gerekir. (Bkz: kadimhukuk.com.tr/makale/alkol-uyusturucu-madde-etkisinde-olma-tck-34/ madde gerekçesi)