Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2017/414, K. 2017/386 sayılı kararında, sanığın meşru savunma amacıyla başladığı eylemi ile haksız tahrik altında işlediği kasten öldürme eylemi arasındaki zamansal ve niteliksel kopuş noktası nedir? Savunmanın saldırıya dönüştüğü anı belirleyen unsurları tartışınız.
Kararda zamansal ve niteliksel kopuş noktası, sanığın, kendisine bıçakla saldıran maktulü etkisiz hale getirip elindeki bıçağı aldığı andır. Bu ana kadar yapılan eylemler (boğaz sıkma vb.) saldırıyı defetmeye yönelik olduğundan savunma kapsamındadır. Ancak bu noktadan sonra maktulden gelen haksız saldırı sona ermiştir. Savunmanın saldırıya dönüştüğünü belirleyen unsurlar şunlardır: 1. **Saldırının Sona Ermesi:** Maktulün bıçağının alınması ve nefessiz bırakılarak etkisiz hale getirilmesiyle, sanığa yönelen haksız ve mevcut saldırı ortadan kalkmıştır. 2. **Orantılılığın Aşılması ve Zamanlama:** Saldırı sona erdikten sonra, sanığın ele geçirdiği bıçakla yeniden bir eyleme girişmesi, artık 'savunma' değil, yeni bir 'saldırı' niteliğindedir. Savunma, saldırı ile eş zamanlı olmalı ve onu defetmeye yetecek ölçüde olmalıdır. Saldırı bittikten sonra yapılan eylem, orantılılık ve eş zamanlılık koşullarını ihlal eder. 3. **Failin Saiki:** Bu ikinci eylem, artık kendini koruma (savunma) saikiyle değil, ilk saldırının yarattığı hiddet ve elemin (haksız tahrik) etkisiyle işlenmiş bir fiildir. Bu nedenle Yargıtay, bu ikinci aşamayı haksız tahrik altında kasten öldürme olarak nitelendirmiştir. (Bkz: YCGK E. 2017/414 K. 2017/386; TCK m. 25, 29)