Kahramanmaraş depremleri gibi büyük bir felakette, projeye ve yönetmeliklere aykırı, kalitesiz malzeme kullanarak bina yapan ve bu binanın yıkılmasıyla çok sayıda ölüme sebep olan müteahhidin ceza sorumluluğunun 'olası kast' (TCK m. 21/2) ile işlenmiş kasten öldürme olarak nitelendirilmesi için hangi argümanlar ileri sürülebilir? 'sen.av.tr'deki makalede yer alan analizden yararlanarak cevaplayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116642

Olası kastla öldürme olarak nitelendirilmesi için şu argümanlar ileri sürülebilir: 1) **Neticeyi Öngörme:** Türkiye gibi bir deprem kuşağında, bir müteahhidin, projeye aykırı ve son derece kalitesiz malzeme kullanarak yaptığı bir binanın, olası bir depremde yıkılacağını ve içinde yaşayan insanların öleceğini 'öngörmemesi' hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu netice öngörülebilir bir neticedir. 2) **Neticenin Kabullenilmesi (Olursa Olsun Yaklaşımı):** Müteahhidin, bu açık tehlikeye rağmen, maliyeti düşürmek gibi bir amaçla, son derece ağır ihmallerde (örneğin demirden, betondan çalma) ısrar etmesi, neticenin gerçekleşmemesi için hiçbir önlem almaması, onun 'netice gerçekleşmez' şeklindeki bir güvenle değil, 'olursa olsun, farketmez' şeklinde bir kayıtsızlıkla hareket ettiğini gösterir. Failin kusurunun ve ihmalinin ağırlığı, onun neticeyi göze aldığının ve kabullendiğinin bir göstergesidir. 3) **Soyut Şansa Güvenin Yetersizliği:** Failin 'deprem olmaz' veya 'bina yıkılmaz' şeklindeki soyut, hiçbir somut veriye dayanmayan, tamamen şansa dayalı güveni, bilinçli taksirin aradığı 'neticenin gerçekleşmeyeceğine olan güven' olarak kabul edilemez. Bu durum, neticeye karşı bir kayıtsızlığı ifade eder. Bu argümanlar, eylemin bilinçli taksirin ötesine geçerek olası kastla işlendiği savunmasını güçlendirir. (Bkz: sen.av.tr/tr/makale/olume-sebep-olan-tabii-afet-mi-yoksa-ihmal-mi)