İcra takibine dayanak olan bir senetteki imzanın borçlu tarafından inkâr edilmesi durumunda, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü kime aittir? Mahkemenin, ispat yükünü yanlış tarafa yükleyerek (örneğin borçluya) bilirkişi masrafı yatırması için kesin süre vermesinin hukuki sonucu nedir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E. 2017/708, K. 2018/1152 sayılı kararını esas alınız.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına göre, kambiyo senedindeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, senedi elinde bulunduran ve takibe koyan 'alacaklıya' aittir. Borçlunun imzayı inkâr etmesi yeterlidir; imzanın kendisine ait olmadığını ayrıca ispatlaması gerekmez. Bu durumda mahkemenin, ispat yükü kendisinde olmayan borçluya, imzanın sahte olduğunu ispatlaması için bilirkişi masrafı yatırmak üzere kesin süre vermesi ve bu süreye uyulmadığı gerekçesiyle itirazı reddetmesi usul ve yasaya aykırıdır. İspat yükü alacaklıda olduğundan, bilirkişi incelemesi için gerekli masrafları da alacaklının karşılaması gerekir. Mahkeme, ispat yükünü yanlış tarafa yükleyerek karar veremez. Bu durum, YHGK'nın ilgili kararında da belirtildiği gibi, hükmün bozulması sebebidir. (Bkz: YHGK E. 2017/708 K. 2018/1152; İİK m. 170)