Bir belgedeki imzanın sahteliği iddia edildiğinde, mahkemenin HMK m. 211'e göre izlemesi gereken usuli sıra nedir? Mahkemenin, imza örneklerini temin etmeden doğrudan borçluyu isticvap etmesi veya bilirkişi incelemesine karar vermesi mümkün müdür? Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/27559, K. 2018/858 sayılı kararını da dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116633

HMK m. 211, sahtelik incelemesinde izlenmesi gereken hiyerarşik bir usul öngörmüştür. Mahkeme bu sırayı takip etmek zorundadır: 1) **İsticvap:** Hâkim öncelikle, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap eder. Bu davetiyede, gelmemesi halinde imzayı ikrar etmiş sayılacağı ihtar edilir. 2) **Huzurda Yazı/İmza Alınması ve Değerlendirme:** İsticvaptan sonra hâkim bir kanaat edinememişse, inkâr eden tarafa huzurda yazı yazdırıp imza attırır. Hâkim, bu örnekler ve diğer delillerle birlikte bir kanaate varırsa, başka bir incelemeye gerek duymadan sahtelik hakkında gerekçeli bir karar verebilir. 3) **Bilirkişi İncelemesi:** Hâkim bu aşamada da kesin bir kanaate ulaşamazsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Ancak bilirkişiden önce, 'karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir'. Bilirkişi, bu resmi belgelerdeki ve mahkemece alınan örnekleri esas alarak inceleme yapar. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin İİK m. 68/a'ya ilişkin kararında da HMK m. 211'e atıf yapılarak bu sıra vurgulanmıştır. Buna göre, mahkeme, öncelikle borçlunun bildirdiği mercilerden karşılaştırma yapmaya elverişli imzaları getirtmeden, doğrudan borçluya meşruhatlı davetiye çıkarıp gelmediği gerekçesiyle itirazı reddedemez. Usulünce imza örnekleri temin edilip bilirkişiye gönderilmeli, bilirkişi bunları yetersiz bulursa o zaman huzurda imza alınması talep edilebilir. Bu sıraya uyulmaması bozma nedenidir. (Bkz: HMK m. 211; Yargıtay 12. HD E. 2016/27559 K. 2018/858)