İşçilik alacakları davalarında, özellikle fazla çalışma ve tatil ücretlerinin tanık beyanlarına dayalı olarak hesaplandığı durumlarda, Yargıtay'ın uyguladığı 'karineye dayalı makul indirim' müessesesinin hukuki dayanağı ve gerekçesi nedir? YHGK E. 2015/3555, K. 2018/184 sayılı kararda bu indirimin oranı konusunda hangi ilke benimsenmiştir?
Bu indirimin doğrudan bir yasal dayanağı yoktur; uygulama tamamen Yargıtay içtihatları ile şekillenmiştir. Gerekçesi, hayatın olağan akışına ve insan doğasına dayalı bir karinedir. Yargıtay'a göre, bir işçinin uzun yıllar boyunca hiç hastalanmadan, izin kullanmadan, mazereti çıkmadan her gün fazla mesai yapması ve tüm tatillerde çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu nedenle, alacaklar tanık beyanları gibi takdiri delillere dayalı olarak hesaplandığında, işçinin çalışmadığı bu muhtemel zamanlar gözetilerek hesaplanan brüt alacaktan 'karineye dayalı makul bir indirim' yapılması hakkaniyete uygun görülmektedir. YHGK'nin ilgili kararında bu indirimin 'takdiri' veya 'hakkaniyet' indirimi olarak adlandırılmasının yanlış olduğu, 'karineye dayalı makul indirim' denmesi gerektiği belirtilmiştir. İndirim oranı konusunda ise, mahkemenin 1/2 gibi hakkın özünü etkileyecek yüksek bir oran uygulamasının isabetsiz olduğu, indirimin daha makul (genellikle 1/3 veya %30 civarı) bir oranda yapılması gerektiği ilkesi benimsenmiştir. (Bkz: YHGK E. 2015/3555 K. 2018/184)