Asıl dava ile birleştirilen davalar arasında, birinin genel mahkemenin, diğerinin ise özel bir mahkemenin (örneğin Tüketici Mahkemesi) görev alanına girmesi durumunda, mahkemenin usul ekonomisi ve görev kurallarının kamu düzeninden olması ilkeleri çerçevesinde nasıl bir yol izlemesi gerekir? HMK m. 167 ve Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/4088, K. 2017/1158 sayılı kararını esas alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116624

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararına göre, görev kuralları kamu düzenindendir ve mahkemece re'sen gözetilmelidir. Birleştirilen davalardan biri (örneğin, yükleniciden temlike dayalı tapu iptali ve tescil) 6502 sayılı Kanun uyarınca Tüketici Mahkemesinin görevine giriyorsa, diğer dava (örneğin, elatmanın önlenmesi) ise genel mahkemenin (Asliye Hukuk) görevinde kalıyorsa, mahkeme bu iki davayı birlikte görmeye devam edemez. Bu durumda, HMK m. 167'ye dayanarak davaların ayrılmasına (tefrikine) karar vermelidir. Ayırma kararından sonra, Tüketici Mahkemesinin görevine giren davayı görevsizlik kararı ile ilgili mahkemeye göndermeli, kendi görev alanındaki davaya ise bakmaya devam etmelidir. Usul ekonomisi ilkesi, kamu düzeninden olan görev kurallarını bertaraf edemez. (Bkz: HMK m. 167; Yargıtay 14. HD E. 2016/4088 K. 2017/1158)