Bir kişinin sürekli işçi kadrosuna geçme talebinin, hakkında herhangi bir kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmamasına rağmen, 'güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması' sonucunda FETÖ/PDY ile müzahir bir bankada hesabının bulunması gerekçesiyle reddedilmesi durumunda, bu işleme karşı açılan iptal davasında mahkemenin 'gerekçeli karar hakkını' (Anayasa m. 36) ihlal etmemesi için kararında hangi unsurları somut olarak değerlendirmesi gerekir? Anayasa Mahkemesi'nin Hatice Öztürk (B. No: 2019/26719) kararını esas alınız.
Anayasa Mahkemesi'nin Hatice Öztürk kararına göre, mahkemenin gerekçeli karar hakkını ihlal etmemesi için kararında şu unsurları somut olarak değerlendirmesi gerekir: 1) **İstihbari Bilginin Somutlaştırılması:** Mahkeme, sadece 'Bank Asya'da hesabı var' gibi soyut bir tespiti aktarmakla yetinmemelidir. Bu bankacılık faaliyetinin, özellikle örgüt liderinin çağrısından sonra, örgüte destek amacıyla yapılmış mutat dışı bir işlem (örn: ani ve yüksek miktarlı para yatırma, yeni hesap açma) olup olmadığını somutlaştırmalıdır. 2) **Kişisel ve Güncel Bağlantının Kurulması:** Elde edilen verinin, kişinin atanacağı görevle ve şahsıyla güncel ve kişisel bir bağlantısının nasıl kurulduğunu açıklamalıdır. Sadece bir banka hesabının varlığı, tek başına bu bağlantıyı kurmaya yeterli değildir. 3) **Savunmaların Karşılanması:** Başvurucunun, bu bankacılık faaliyetinin rutin ve yasal olduğuna dair savunmalarını ve argümanlarını dikkate almalı ve bunları neden yeterli görmediğini gerekçelendirmelidir. 4) **Nedensellik Bağı:** Güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanmasına neden olan tespit ile kişinin yapacağı görevi olumsuz etkileyeceği varsayımı arasındaki nedensellik bağını açıkça ortaya koymalıdır. AYM, bu unsurları içermeyen, sadece istihbari bilgiyi tekrarlayan bir kararın, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini zedelediğini ve gerekçeli karar hakkını ihlal ettiğini belirtmiştir. (Bkz: Anayasa Mahkemesi, Hatice Öztürk Başvurusu, B. No: 2019/26719; Anayasa m. 36)