5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 37/2'ye göre, bir eylemin aynı zamanda hem suç teşkil etmesi hem de disiplin suçu oluşturması durumunda, bu iki sürecin birbirine olan etkisi nedir? Ceza davası açılması disiplin soruşturmasını engeller mi?
5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 37/2, 'Suç oluşturan eylemlerden dolayı açılan kamu davası, disiplin soruşturması yapılmasını ve cezanın uygulanmasını engellemez.' hükmünü amirdir. Bu ilke, ceza hukuku ve disiplin hukukunun farklı amaçlara, usullere ve yaptırımlara sahip iki ayrı alan olduğu prensibine dayanır. Buna göre, hükümlünün işlediği bir fiil (örneğin infaz koruma memuruna hakaret) hem TCK kapsamında bir suç oluşturup hakkında kamu davası açılmasına neden olabilir, hem de İnfaz Kanunu kapsamında bir disiplin suçu teşkil edip hakkında hücreye koyma gibi bir disiplin cezası uygulanmasına yol açabilir. Bu iki süreç birbirinden bağımsız olarak ilerler. Ceza davasının sonucunun (beraat, mahkumiyet vb.) beklenmesi, disiplin soruşturmasının yapılması veya verilen disiplin cezasının infazı için bir ön koşul değildir. Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin E. 2011/10815, K. 2011/31641 sayılı kararı da bu ilkeyi teyit etmektedir. (Bkz: İnfaz Kanunu m. 37/2)