Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E. 2017/414, K. 2017/386 sayılı kararında, meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaşla aşılması (TCK m. 27/2) ile yoğun haksız tahrik altında kasten öldürme (TCK m. 29, 81) arasındaki ayrımı belirleyen kritik an ve eylem nedir? Somut olaydaki unsurlarla açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116604

Ayrımı belirleyen kritik an, saldırının sona erdiği ve savunmanın artık gereksiz hale geldiği andır. Karara konu olayda sanık, kendisine bıçakla saldıran maktulün boğazını sıkarak (boynundaki tiroid kartilaj kemiği kırılmış ve nefesi kesilmiş) onu etkisiz hale getirmiş ve elindeki bıçağı almıştır. Yargıtay'a göre bu noktada maktulden kaynaklanan saldırı sona ermiştir. Sanığın, saldırı sona erdikten ve maktulün yeniden saldırma imkanı kalmadıktan sonra, maktulden ele geçirdiği bıçakla maktule defalarca vurarak öldürmesi eylemi, artık bir 'savunma' niteliği taşımamaktadır. Bu andan itibaren gerçekleşen eylem, başlangıçtaki haksız saldırının sanık üzerinde yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisiyle işlenmiş yeni bir saldırı olarak kabul edilmiş ve bu nedenle 'yoğun haksız tahrik altında kasten öldürme' suçu olarak nitelendirilmiştir. (Bkz: YCGK E. 2017/414 K. 2017/386; TCK m. 25, 27/2, 29, 81)