Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E. 2016/193, K. 2019/351 sayılı kararına göre, bir şikayetin iftira suçu (TCK m. 267) yerine anayasal şikayet hakkı (Anayasa m. 74) kapsamında değerlendirilmesinde temel alınan en önemli kriter nedir? Bu kriterin somut olayda nasıl uygulandığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116603

Temel kriter, şikayetin 'maddi vakıalara' dayanıp dayanmadığıdır. Yargıtay CGK, sanığın iddialarının tamamen soyut ve dayanaksız olması yerine, bir kısmının ispatlanamamış olsa bile somut olaylara ve gözlemlere dayanması durumunda, kişinin suç atma kastıyla (özel kast) değil, hakkını kullanma amacıyla hareket ettiğini kabul etmektedir. Karara konu olayda sanık, muhtarın köylüden fazla para topladığı (bu husus doğrudur), kesim alanı dışında odun hazırlattığı (bu husus da jandarma tutanağıyla tespit edilmiştir) gibi maddi vakıalara dayalı iddialarda bulunmuştur. Bu iddiaların hukuki nitelendirmesi veya nihai sonucu yanlış çıksa bile, temelinin somut olaylara dayanması, eylemi iftira suçunun 'işlemediğini bildiği halde hukuka aykırı bir fiil isnat etme' unsurundan çıkarıp anayasal hakkın kullanımı olarak değerlendirilmesini sağlamıştır. (Bkz: YCGK E. 2016/193 K. 2019/351; TCK m. 267; Anayasa m. 74)