Anayasa m. 19/8 ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m. 5/4, hürriyeti kısıtlanan kişiye 'yetkili bir yargı merciine başvurma hakkı' tanır. CMK m. 108'de düzenlenen 'tutukluluğun gözden geçirilmesi' kurumu, bu anayasal ve sözleşmesel hakkın bir gereği midir, yoksa ondan bağımsız, ek bir güvence midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116598

CMK m. 108'de düzenlenen tutukluluğun re'sen veya talep üzerine belirli periyotlarla (en geç otuzar gün) gözden geçirilmesi, hem Anayasa m. 19/8 hem de İHAS m. 5/4'te güvence altına alınan hakkın somut bir yansıması ve bu hakkı hayata geçiren temel mekanizmalardan biridir. Ancak onu sadece bu hakkın bir tekrarı olarak görmek eksik olur; aynı zamanda ek bir güvence niteliği de taşır. İlişki şu şekilde açıklanabilir: 1) Hakkın Somut Uygulama Biçimi: Anayasa ve Sözleşme, hakkı genel bir çerçevede tanır. CMK m. 108, bu hakkın nasıl ve ne sıklıkta kullanılacağını düzenleyerek onu somutlaştırır. Tutuklunun, tutukluluğunun hukuka uygunluğunun periyodik olarak bir hakim tarafından denetlenmesini isteme hakkı, tam olarak AİHS m. 5/4'ün ruhuna uygundur. 2) Ek Güvence (Re'sen İnceleme): CMK m. 108, sadece tutuklunun başvurusunu beklemez; aynı zamanda Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya kovuşturma evresinde mahkemenin 're'sen' (kendiliğinden) bir inceleme yapmasını zorunlu kılar. Bu re'sen inceleme zorunluluğu, tutuklunun bu hakkını kullanmayı ihmal etmesi veya bilmemesi durumunda dahi, özgürlüğünden yoksun bırakılma durumunun keyfi bir şekilde uzamasının önüne geçen, anayasal haktan daha ileri, 'ek bir güvence' niteliğindedir. Sonuç olarak, tutukluluğun gözden geçirilmesi, Anayasa ve Sözleşme'de tanınan temel bir hakkın iç hukuktaki uygulama mekanizması olmakla birlikte, re'sen inceleme boyutuyla bu hakkı güçlendiren tamamlayıcı ve ek bir güvence işlevi görmektedir.