TMK m. 240 uyarınca sağ kalan eşe tanınan oturma hakkı ile TMK m. 823 vd. düzenlenen genel oturma (sükna) hakkı arasında, hakkın kaynağı ve amacı bakımından ne gibi farklar vardır?
Her ikisi de 'oturma hakkı' olarak adlandırılsa da, TMK m. 240'taki hak ile TMK m. 823 vd. düzenlenen genel oturma hakkı arasında kaynak ve amaç bakımından temel farklar bulunur: 1) Hakkın Kaynağı: - Genel Oturma Hakkı (TMK m. 823): Bu hak, kaynağını taraflar arasındaki bir 'hukuki işlemden' (sözleşme veya vasiyetname gibi) alır. Taşınmaz maliki, kendi iradesiyle, bir başkası lehine bu hakkı tesis eder. Bu, borçlar hukuku ve eşya hukukuna dayalı bir işlemdir. - Sağ Kalan Eşin Oturma Hakkı (TMK m. 240): Bu hak, doğrudan 'kanundan' doğar. Sağ kalan eşin bu hakkı talep edebilmesi için taraflar arasında önceden yapılmış bir sözleşme veya vasiyetname olması gerekmez. Hak, evlilik birliğinin mal rejimi nedeniyle ölümle sona ermesinin bir sonucu olarak kanun tarafından tanınmıştır. 2) Hakkın Amacı: - Genel Oturma Hakkı (TMK m. 823): Amacı, hak sahibinin barınma ihtiyacını karşılamaktır. Bu hak, herhangi bir kişiye, herhangi bir nedenle (bedelli, bedelsiz, minnet duygusuyla vb.) tanınabilir. - Sağ Kalan Eşin Oturma Hakkı (TMK m. 240): Bu hakkın özel bir amacı vardır: 'Sağ kalan eşin, eski yaşantısını devam ettirebilmesini sağlamak.' Bu, sadece barınmayı değil, aynı zamanda evlilik birliğinin getirdiği sosyal ve duygusal ortamın devamını güvence altına almayı hedefler. Ayrıca, bu hak, sağ kalan eşin mal rejiminden doğan 'katılma alacağı' hakkının ayni bir teminata kavuşturulması amacını da taşır. Sonuç olarak, TMK m. 240'taki hak, aile hukukunun ve mal rejiminin özel bir sonucu olarak kanundan doğan, özel amaçlı bir oturma hakkıyken; TMK m. 823'teki hak, iradi hukuki işlemlere dayanan genel bir sınırlı ayni haktır.