Soybağının reddi veya babalık gibi davalarda, DNA testi sonucu hakimi bağlar mı? Hakimin, kesin bir DNA raporunun aksine karar vermesi mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116551

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 282. maddesine göre 'Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.' Bu ilke uyarınca, DNA testi sonucu da bir 'bilirkişi raporu' niteliğindedir ve teorik olarak hakimi bağlamaz. Hakim, rapordaki bulguları diğer delillerle (tanık beyanları, tarafların ikrarı, diğer belgeler vb.) birlikte değerlendirerek vicdani kanaatine göre bir karar verir. Ancak pratikte durum farklıdır. DNA testi, soybağının belirlenmesinde %99,99 oranında kesinlik sağlayan, objektif ve bilimsel bir delildir. Bu nedenle, usulüne uygun olarak alınmış örneklerle, güvenilir bir kurum (Adli Tıp Kurumu vb.) tarafından yapılmış ve çelişki içermeyen bir DNA raporunun aksine karar verilmesi, hayatın olağan akışına ve bilimsel gerçeklere aykırı olacaktır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları da bu yöndedir. Hakim, çok istisnai ve somut gerekçelerle (örneğin, örneklerin karıştığına dair güçlü kanıtlar olması, raporun bariz bir hata içermesi vb.) raporun aksine karar verebilirse de, bu gerekçelerini kararında çok açık ve ikna edici bir şekilde açıklamak zorundadır. Aksi takdirde, verilen karar Yargıtay tarafından 'bilimsel verilere aykırılık' ve 'yetersiz gerekçe' nedeniyle bozulacaktır. Sonuç olarak, DNA testi hukuken hakimi bağlamasa da, fiilen ve ispat gücü açısından bağlayıcı niteliği çok yüksektir.