5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 122 ile 647 sayılı eski Cezaların İnfazı Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. Bu değişikliğin, hükmedilen adli para cezasının süresinde ödenmemesi halinde 'gecikme zammı' uygulanması açısından sonucu nedir?
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 122. maddesi, 13.7.1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'u tümüyle yürürlükten kaldırmıştır. Yürürlükten kaldırılan 647 sayılı Kanun'un 5. maddesinde, süresinde ödenmeyen para cezalarına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'a göre 'gecikme zammı' uygulanacağına dair bir hüküm bulunmaktaydı. Ancak, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni 5275 sayılı Kanun'da, ödenmeyen adli para cezaları için gecikme zammı uygulanacağına dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir. TCK m. 52/4'e göre, ödenmeyen adli para cezası, Cumhuriyet savcısının kararıyla kamuya yararlı bir işte çalıştırma tedbirine, bu da olmazsa hapse çevrilir; ancak faiz veya gecikme zammı gibi ek bir mali yükümlülük öngörülmemiştir. Suç ve cezada kanunilik ilkesi gereği, kanunda açıkça öngörülmeyen bir mali yaptırım (gecikme zammı) uygulanamaz. Bu nedenle, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında da (örneğin, Yargıtay 17. CD, E. 2015/14847, K. 2016/921) belirtildiği üzere, 5275 sayılı Kanun döneminde verilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde gecikme zammına hükmedilmesi hukuka aykırıdır ve bozma nedenidir.