TCK m. 34, iradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişinin ceza sorumluluğunun tam olduğunu belirtir. Bu kuralın altında yatan ceza hukuku teorisi nedir ve 'sebebinde serbest hareket' kuramı bu durumu nasıl açıklar?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116510

TCK m. 34/2, iradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmünün (kusur yeteneğinin olmaması nedeniyle ceza verilmemesi) uygulanmayacağını düzenler. Bu, failin suçu işlediği sırada kusur yeteneği olmasa dahi cezalandırılacağı anlamına gelir. Bu durum, kusur ilkesinin (kusursuz ceza olmaz) bir istisnası gibi görünmektedir. Bu istisnayı açıklamak için doktrinde 'actio libera in causa' yani 'sebebinde serbest hareket' kuramı geliştirilmiştir. Bu kurama göre, failin cezai sorumluluğu, suçu işlediği andaki irade dışı (kusur yeteneğinin olmadığı) duruma değil, kusur yeteneğini ortadan kaldıran duruma (alkol/uyuşturucu alma) kendi iradesiyle, yani serbestçe sebebiyet verdiği andaki kusuruna dayandırılır. Başka bir deyişle, sorumluluk anı, fiilin işlendiği andan, kusur yeteneğinin kasten veya taksirle ortadan kaldırıldığı ana çekilir. Fail, alkol veya uyuşturucu alarak kendisini kusur yeteneğinden yoksun bırakma eyleminde serbesttir ve bu eylemin olası sonuçlarını öngörmesi beklenir. Dolayısıyla, bu durumdayken işlediği suçun sonuçlarından da sorumlu tutulur. TCK m. 34'ün gerekçesinde de bu duruma işaret edilerek, kişinin bilerek veya isteyerek alkol ya da uyuşturucu madde alması halinde kusur yeteneğinin var olduğunun kabul edileceği belirtilmiştir.