Anayasa m. 90/5 uyarınca, 'usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.' Bu hüküm, İstanbul Sözleşmesi gibi bir sözleşmenin iç hukuktaki yerini nasıl konumlandırır ve bu sözleşmenin Cumhurbaşkanı Kararı ile feshinin hukuki sonuçlarını nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116500

Anayasa m. 90/5, normlar hiyerarşisinde temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası andlaşmalara özel bir statü tanımaktadır. Bu hükmün sonuçları şunlardır: 1) Kanun Üstü Konum: Bu tür andlaşmalar, sadece 'kanun hükmünde' olmakla kalmaz, aynı zamanda bir kanunla çelişmeleri halinde, kanun hükmü yerine 'andlaşma hükmünün' esas alınmasını emreder. Bu, onlara fiilen kanunların üzerinde bir konum verir. Mahkemeler, bir uyuşmazlıkta hem bir kanun hem de temel haklara ilişkin bir uluslararası andlaşma hükmü uygulanabilir durumdaysa ve ikisi çelişiyorsa, kanunu göz ardı edip andlaşmayı uygulamak zorundadır. 2) Anayasallık Denetimi Yasağı: Aynı fıkra, bu andlaşmalar hakkında Anayasa Mahkemesi'ne anayasaya aykırılık iddiasıyla başvurulamayacağını da belirtir. Bu durum, 'Anayasanın üstünlüğü' ilkesine bir istisna olarak görülür ve bu andlaşmaların anayasallık karinesinden yararlandığını gösterir. İstanbul Sözleşmesi'nin Feshine Etkisi: İstanbul Sözleşmesi, kadın hakları ve şiddetin önlenmesi gibi temel hak ve özgürlüklere ilişkin bir andlaşmadır ve TBMM tarafından 6251 sayılı Kanunla usulüne uygun olarak yürürlüğe konulmuştur. Dolayısıyla, Anayasa m. 90/5 kapsamındadır ve kanun üstü bir normdur. Bu nitelikteki bir sözleşmenin, hiyerarşik olarak kanunların ve dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin altında yer alan bir Cumhurbaşkanı Kararı ile feshedilmesi, Anayasa'nın kurduğu normlar hiyerarşisine temelden aykırıdır. Yürütme organının bir düzenleyici işlemiyle (Cumhurbaşkanı Kararı), kanun gücünün de üzerinde bir normu ortadan kaldırması, 'yetkide ve usulde paralellik' ilkesinin yanı sıra, Anayasa'nın 90. maddesinin açık hükmünün de ihlali anlamına gelir.