HMK m. 211'de düzenlenen sahtelik incelemesi ile İİK m. 68/a'da düzenlenen imza tatbiki arasındaki usuli farklar nelerdir? Özellikle, borçlunun isticvabı ve duruşmada imza alınması konusunda icra mahkemesinin yetkisi neden genel mahkemeden farklıdır?
HMK m. 211'deki sahtelik incelemesi genel hukuk mahkemeleri için geçerli olan genel kuraldır. İİK m. 170/3 yollamasıyla İİK m. 68/a'da düzenlenen imza tatbiki ise, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda icra mahkemeleri için geçerli olan özel bir usuldür. Aralarındaki temel usuli fark, borçlunun isticvabı ve duruşmada imza alınması aşamasındadır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/27559, K. 2018/858 sayılı kararında da belirtildiği gibi, İİK m. 68/a'nın dördüncü fıkrası, HMK'nın (eski HUMK) bilirkişiye ilişkin hükümlerine ve belirli maddelerine (HMK m. 211/b gibi) atıf yapar, ancak HMK m. 211/1-a'da düzenlenen 'isticvap' ve 'huzurda imza attırma' aşamasına atıf yapmaz. Bu bilinçli bir tercihtir. Bunun nedeni, icra mahkemesindeki yargılamanın, genel mahkemedeki yargılamadan daha hızlı, daha basit ve daha çok belge üzerinden yürütülen bir yargılama olmasıdır. İcra mahkemesi, HMK'daki gibi geniş bir tahkikat yapmaz. Bu nedenle, icra mahkemesi, imza inkârı durumunda HMK'daki gibi öncelikle borçluyu isticvap etme ve huzurda imza alma yoluna gitmez. Doğrudan, tarafların bildireceği veya resen getirteceği karşılaştırmaya elverişli imza örnekleri üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırır. Ancak bilirkişi, inceleme için gerek görürse, mahkemeden borçlunun imzasının alınmasını talep edebilir. Bu durumda mahkeme, İİK m. 68/a-5 uyarınca borçluya meşruhatlı davetiye gönderir. Özetle, genel mahkemede isticvap birincil aşama iken, icra mahkemesinde bilirkişi incelemesi önceliklidir.