Bir kamu görevlisi, daha önce iptal davasına konu olmuş ve mahkemece iptal edilmiş bir işlem nedeniyle uğradığı zararın tazmini için tam yargı davası açmıştır. Bu durumda, İYUK m. 36/a gereğince yetkili mahkeme 'zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idare mahkemesi'dir. Eğer iptal davası açılmamış olsaydı, doğrudan açılacak tam yargı davasında yetki hangi kurala göre belirlenirdi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #116482

Eğer zararın temelindeki idari işlem için daha önce bir iptal davası açılmamış olsaydı ve doğrudan bir tam yargı davası açılsaydı, yetki yine İYUK m. 36'ya göre belirlenir, ancak bu kez maddenin (a) bendi doğrudan uygulanamazdı. Çünkü ortada 'çözümlenmiş bir idari uyuşmazlık' yoktur. Bu durumda, zararın niteliğine göre diğer bentlere bakılırdı. Kamu görevlisinin görevden uzaklaştırılması veya atanması gibi bir 'idari eylemden' kaynaklanan zarar söz konusu olduğundan, İYUK m. 36/b bendi devreye girerdi. Bu bende göre yetkili mahkeme, 'eylemin yapıldığı yer' idare mahkemesidir. Kamu görevlileriyle ilgili işlemlerde 'eylemin yapıldığı yer', genellikle kamu görevlisinin görev yaptığı veya işlemin tesis edildiği yer idaresinin bulunduğu yer olarak kabul edilir. Örneğin, görevden uzaklaştırma işlemi İstanbul'da görevli bir memura tebliğ edilmişse, eylemin yapıldığı yer İstanbul'dur ve yetkili mahkeme İstanbul İdare Mahkemesi olur. Dolayısıyla, iptal davası açılıp açılmaması, İYUK m. 36'nın hangi bendinin (a veya b) uygulanacağını belirler, ancak çoğu zaman sonuçta yetkili mahkemenin aynı yer mahkemesi olması muhtemeldir.